Ulusal ve uluslararası: Sanatla yardımlaşma

Hariçten Sanat
-
Aa
+
a
a
a

Sanat başta olmak üzere pek çok alanda yurtiçi ve yurtdışından dayanışma, yardımlaşma haberlerine kulak verdik.

Çizim: Robin Yayla
Uluslarası kültür sanat çevrelerinde deprem sonrası fon ve bağışlar
 

Uluslarası kültür sanat çevrelerinde deprem sonrası fon ve bağışlar

podcast servisi: iTunes / RSS

Çelenk Bafra: Merhaba, Açık Radyo’da Hariçten Sanat programındasınız, ben Çelenk. Bu programı kaydetmekte çok zorlandım ve birkaç denemeden sonra yeniden kayda giriyorum. Tarifi çok zor, cümle kurmakta zorlanılacak bir durum. Eminim bu programı dinleyenler bunun sebebini anlıyorlardır. Bugünkü tutukluğumu, herhangi bir dil sürçmemi mazur görmenizi, beni affetmenizi rica ediyorum. Tüm ülkenin ve coğrafyanın paylaştığı acıları paylaşıyorum. Bu büyük felaketten dolayı bölgede olan ya da bölgede yakınları bulunanların acısını paylaşıyor, başsağlığı diliyorum, geçmiş olsun diyorum ve şifa diliyorum. Hem Türkiye hem de komşu ülkelerdeki, coğrafyalardaki herkesin acısını paylaştığınızı biliyorum. Söyleyecek kelime bulmakta zorlanıyorum ama en azından bugünkü Hariçten Sanat programını benim yapabileceğim, paylaşabileceğim bilgilerle donatmak istedim. 

Hariç Sanat, uluslararası sanat çevrelerinden, sanat kurumlarından haberler paylaşmaya, dünyada kültür sanat alanını etkileyen, bu alanda tartışılan projelerden, sergilerden, etkinliklerden, yayınlardan bilgiler, değerlendirmeler, bunlarla ilgili söyleşiler sunmaya çalışan bir program. 2016 yılından beri hem kendim bu tarz değerlendirmeler, incelemeler, bilgi paylaşımları yapıyorum hem de bu alanda söyleşiler gerçekleştiriyorum. Örneğin bunlardan biri geçtiğimiz yıl yeniden gitme fırsatı bulduğum Antakya’dandı. Orada 2000’li yıllarda birkaç kere düzenlenmiş olan, üç farklı edisyonu düzenlenmiş olan Antakya Bienali’nden Türkiye’nin en büyük mozaiklerine sahip Antakya Arkeoloji Müzesi’ne, The Museum Hotel Antakya’ya hem o gidişimde hem de yaklaşık 15 yıldır gitmekte olduğum bu coğrafyadan ve kültür sanat alanından bilgiler, haberler, kurumlara dair yorumlar paylaşmıştım. Keza Diyarbakır, Mardin, Mersin, Antep gibi coğrafyalardan da zaman zaman bunları yapmıştım. Bu programlar belki dinlenebilir. 

Derken bugün sizinle hâlihazırda paylaşacağım bilgiler şunlar olacak: Uluslararası kültür-sanat çevrelerinde ve sivil toplum alanında yaşanan depremle ilgili ve deprem sonrası iyileştirici, destekleyici alanlarla ilgili farkındalık yaratmaya, kaynak, fon ve bağış geliştirmeye yönelik hem çalıştığım kurumların bağlantılarıyla hem de şahsi bağlantılarım aracılığıyla çalışırken, sizlere bugün bu alanda hâlihazırda çıkmış girişimlerden bilgiler taşıyacağım. Sizlerin de yardımcı olabileceğiniz, dinleyicilerin de yaygınlaştırabileceği, bu anlamda katkıda bulunabileceği, özellikle yurt dışındakilerin de bu coğrafyaya, sadece Türkiye’ye değil Suriye’ye, destek olurken neler yapabileceğini; özellikle sivil toplumun kültür sanat alanının nasıl bir farkındalık, nasıl bir haber, dayanışma içinde olmaya çalıştığıyla ilgili benim edinebildiğim bilgileri -bazı şeyleri atlıyor olabilirim zira- sizinle paylaşarak bugünkü programı tamamlamaya çalışacağım. Tekrar dediğim gibi bugünkü programcılığım ve konuşma biçimimdeki eksiklikler şimdiden affola. 

Sanatla Dayanışma

Paylaşmak istediğim bilgilerden ilki Türkiye’de ortaya çıkmış bir oluşum, sanatladayanisma.org. Hemen sanatçıların bir araya gelerek ortaya çıkarttığı bir oluşum olduğu için önceliği ona vermek istedim. Belki sanatladayanisma.org web sitesini henüz duymayanlar vardır, çevresiyle paylaşabilecek olanlar vardır umuduyla. Burada sanatçıların, Türkiye’den sanatçıların kendi yapıtlarını bağışladıklarını görüyoruz, bir bağış miktarı da takdim edilmiş, eserleri, işleri, imajları hangi sanatçının yaptığı, işin adı ve teknik bilgisi var. Örneğin ilk gördüğüm sayfada olduğu için birkaçını paylaşmak istiyorum: Fulya Çetin “Dağların, Taşların Ağladığı Gün” adlı kâğıt üzerine baskı mürekkebi bir işini bağışlamış. Bunu Sanatla Dayanışma sayfasından incelemek ve bağış yapmak mümkün. Mustafa Horasan “Kelebekli Portre” adlı bir yağlı boya çalışmasını bağışlamış. Kerem Ardan “Ghosts” adlı bir taş baskı, Elif Koyutürk bir çerçeveli fotoğraf bağışlamış. Bunları incelemek mümkün, burada görebildiğim diğer isimler Rıdvan Aşar, Gizem Malkoç, Gülnihal Yıldız, Can Sordu, Burak Etöz, Nazlı Tuhera Moral gibi pek çok isim ve Ece Kalabak. Lütfen isimlerini anmadıklarım varsa beni affetsinler. sanatladayanisma.org web sitesinden bilgi alınabilir. Çınar Eslek, Neslihan Uluğaç gibi, 22 sayfada sanatçıları görüyorum. Bağışlanmışlar da var hâlihazırda, yani satın alınıp bağışlanmışlar da var ama incelenebilecek çok sayıda eser var. Ali İbrahim Öcal, Cins, Faruk Duman gibi çok sayıda ismin eserlerini bağışlayarak katkıda bulunduklarını görüyorum. Sizler ya da koleksiyoncu olsun, olmasın çevrenizdeki bu bilgilere ulaşabilecek isimler de bunu yaygınlaştırmaları yoluyla ya da bu yapıtları alarak bağış ve katkıda bulunabilirler. Bu oluşumun arkasındaki hem sanatçılar son derece saygıdeğer isimler hem de iş birliği yapan kurumlar aynı şekilde. Burada bakıyorum Mau Mau’nun ana girişimcilerden biri olduğunu biliyorum, Amber, Platform, Omuz, Bağımsızlar, Karşı Sanat Çalışmaları, Harika Sanat Projesi, Pasaj ve Mixer’in katkıları olduğunu görüyorum. Bir Instagram sayfaları da var, Instagram’da Sanatla Dayanışma’ya da bakabilirsiniz. Kendilerini, bir grup sanatçı ve sanat inisiyatifi tarafından depremden zarar görenlere yardım amaçlı başlatılan sivil bir platform olarak tarif ediyorlar. Öncelikle bunu gündeme getireyim. 

Uluslararası dayanışma

Şubat ayında sanat alanında, uluslararası sanat dünyasında çok fazla etkinliğin beklendiği, açıldığı bir dönemdi. Bazılarını da geçtiğimiz programlarda gündeme getirmiştim. Sharjah Bienali açıldı, Art Dubai mart başında açılacak, Dakka’da Bangladeş Art Summit, Marakeş’te Uluslararası Afrika Sanat Fuarı, Cape Town’da 10. yılını kutlayan Uluslararası Sanat Fuarı ve şu anda aklıma gelmeyen pek çok etkinlik. Önümüzdeki ay Guanju Bienali gibi pek çok etkinlik vardı. Buralarda tabii ki farkındalık yaratmak uluslararası sanat çevreleri bakımından çok değerli. Sharja Bienali açılışın üzerinden yaklaşık 1 hafta geçtikten sonra destekleyici bir açıklamada bulundu, biraz geç olsa da. Art Dubai ise The Art Newspaper aracılığıyla ve diğer kanallarından duyurdu ki bilet gelirlerinin yüzde 50’sini Suriye ve Türkiye’deki deprem sonrası çalışmaları ile insani yardım çalışmaları için bağışlayacak. Bu oldukça olumlu bir gelişme, fuar 1-5 Mart tarihleri arasında. 

The Artnet News ise sanat alanında yine önde gelen dijital platformlardan biri ve 10 Şubat itibarıyla “Sanat dünyası nasıl bir araya geldi Türkiye ve Suriye’yi desteklemek için” isimli bir başlık açtı. Burada Sarah Cascone, Art Dubai’den de bahsediyor, Refik Anadol’un yaptığı girişimden de bahsediyor, bunu ön plana çıkartıyor. Dolayısıyla benim de birazdan gündeme getireceğim Open Space Contemporary’nin yaptığından da bahsediyor. Open Space Contemporary Türkiye kökenli ikinci kuşak bir koleksiyoncu olan Hüma Kabakçı’nın da ortaklığında bir kaynak ve fon geliştirme çalışması yapıyor. Burada da yine biraz önce Sanatla Dayanışma’da anlattığım gibi satın alınması mümkün olan sanat yapıtları söz konusu. Böylece bir kaynak oluşturulmaya çalışılıyor ve bunun karşılığında da satın alan herkese örneğin, İngiliz Kızılhaç’ı gibi uluslararası yardım organizasyonlarına doğrudan bağış yapılacağı açıklanıyor. Biraz önce de vurguladım, Sanatla Dayanışma bütün desteklerini doğrudan Türkiye’deki, bu bölgedeki aktif çalışan STK’lara doğrudan ve tamamını bağışlayacak. Dolayısıyla Open Space’in de böyle bir oluşum var, Open Space Contemporary olarak bakabilirsiniz. Burada yine Türkiye’den ve uluslararası pek çok sanatçıyı ve ismi görüyoruz, Özge Topçu, Lucia Pizzani, Anna Perach gibi. Özellikle Hüma Kabakçı ve Open Space de Londra’da olduğu için Londra’da yaşayan Türkiye kökenli sanatçıların buna desteğini görüyoruz. 

Bir başka efor da Refik Anadol’dan geldi. Hâlihazırda MoMA ile iş birliği yapmakta olduğu kripto para alanındaki kişisel sergisine dair Twitter kampanyası yarattı ve onları da bu kampanyaya aktive ettiğini tahmin ediyoruz. “Özellikle Web3 topluluğunu umarım güçlü bir destek etrafında harekete geçirebiliriz,” dedi. Şimdiye kadar da 4,49 milyon dolarlık bir desteğe ulaşıldığını Twitter hesabından açıklamış olduğunu da belirtelim. Tabii ki bu alanda pek çok farklı şeyin de yapılması gerekiyor, buna ihtiyaç duyuluyor. Aynı zamanda New York’ta geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir film gösterimi bir yardım kampanyasına dönüştü. Anton Vidokle’un kurucusu olduğu E-flux’un Gilgamesh filmi gösterildi. Türkiye’yle de çok yakın bağları olan E-flux’ın gösterim odasında Güneydoğu Anadolu’yu da temsil eden Gılgamış destanıyla ilgili olan filmin bütün gelirinin E-flux Shop’tan gerçekleştirilen bir destek kampanyasına dönüştü. Daha önce Ukrayna’yla ilgili de benzer destek kampanyaları yapmış bir organizasyondan bahsediyoruz. E-flux sanat alanında önemli bir haber, mailing ve duyuru kanalı, dolayısıyla çok büyük bir database’e, çok büyük bir ağa ulaşma imkânları olması bakımından yapılan çok değerliydi. E-flux Live’da “Benefit Screening for Earthquake Relieve in Turkey and Syria” başlığıyla çıktı. Platform 10 dolar giriş ücretinin ardından, kullanıcının istediği kadar bağış yapmasını destekliyordu. Geçtiğimiz programda birkaç kez konuk ettiğim küratör ve akademisyen Pelin Tan Gilgamesh: She Who Saw the Deep adlı 2022 yapımı filmin gösterimini E-flux’ın da kurucusu Anton Vidokle ile birlikte organize edip hazırladı. Kürtçe ve Türkçe dillerinde çekilmiş, İngilizce alt yazıya sahip, yaklaşık 47 dakikalık süresi olan bir filmden bahsediyoruz. Tabii ki Gılgamış destanına referansı olan bir yaklaşımı var. Gösterimi 9 Şubat’ta yapılmış oldu. Umarım yeterli kaynak yaratılması açısından bir katkısı olmuştur. Art Dubai’nin de bu anlamda katkısı olabileceğini umalım. 

Bunun dışında saha da dahil Türkiye’deki pek çok sanat kurumunun, özellikle uluslararası çevreleri ile kendi mevcut destekçi çevrelerini, sivil toplumu destekleme konusunda cesaretlendirdiğini, bu bilgileri paylaştığını bir şekilde biliyoruz. Elbette daha fazla yapılması gereken şeyler var ama mesela bunlardan birine örnek vermek gerekirse, Sivil Toplum İçin Destek Vakfı’nın (STİDV), Turkey Mosaic Foundation (Türkiye Mozaik Vakfı) iş birliğiyle Kahramanmaraş Depremi Küçük Destek Fonu (KDKDF) başvurularını 10 Şubat itibarıyla açtığını söyleyebiliriz. Bu duyuruyu paylaşmayı kıymetli buluyorum. Turkey Mosaic Foundation, STIDV iş birliğiyle bireysel ve kurumsal bağışçıların desteğiyle hayata geçirilen Kahramanmaraş Depremi Küçük Destek Fonu başvuruları şu anda açık. Bu fondan yararlanmak için başvurularda aşağıda yer alan yaklaşımlardan en az bir tanesinin yer alması bekleniyor. Bunlar nelerdir? Acil temel ihtiyaçlara cevap verebilecek çalışmalar, deprem bölgesinde lojistik ve koordinasyona destek olabilecek çalışmalar, barınma, hijyen, ısınma gibi imkânları destekleyici çalışmalar, çocuklar, kadınlar ve yaşlılar başta olmak üzere tüm canlıların özel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalar, depremde etkilenen illerden tahliye edilen ve diğer şehirlere giden kişilere yönelik yapılacak çalışmalar. “Kimler başvurabilir?” diye soracak olursanız, cevabı Türkiye’de bu alanda çalışan dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşlarla bağlantınız varsa onlar için bir başvuru hazırlayabilmeniz ya da onlara böyle bir yere başvurabileceklerini bildirebilmeniz açısından önemli.  

Keza deprem bölgesindeki faaliyetlere aktif olarak katkı sunan veya diğer organizasyonlarla iş birliği içerisinde hareket eden bir kuruluş da buna başvurabilir. Hibe desteğini lojistik olarak hızlıca kullanmaya hazır olan ihtiyaç listesi bölgesi belirlemiş kuruluşlar da başvuru yapabilir. Burada toplam hibe tutarının 2 milyon 280 bin lira olduğu ve başvuracak STK’ların 150 bin TL’ye kadar başvurabileceği söyleniyor. 17 Şubat Cuma, yani hemen bu hafta cuma sabahına kadar başvuru yapmak gerekiyor, siviltoplumdestek.org adresinden ayrıntılar edinilebilir. Buradan duyurmak isterim. KDKDF, hemen öncesinde ilk aşamada desteklenecek STK’ları da belirlemişti, küçük bir destek çıkartmıştı yine Turkey Mosaic Foundation iş birliğiyle. Aynı organizasyon AKUT’a, Gıda Kurtarma Derneği’ne, sınırlı sorumlu, yardımlaşma fikri mülkiyet hakları ve proje danışmanlığı kooperatifine, yani İhtiyaç Haritası’na ve Toktut’mak Elimizde Derneği’ne destek sağlamaya çalışmıştı. Biraz önce sizinle paylaştığım bunun ikinci aşaması. Bu vesileyle ben de bu organizasyonları anmış, çevrenizde yaygınlaştırabileceğiniz ya da destek olmayı tercih edebileceğiniz alanlar varsa diye haberdar etmiş olmak istedim. AKUT, Ahbap, Gıda Kurtarma Derneği, İhtiyaç Haritası, Tok Tut bu alanda hesap verebilir, şeffaf görünen, saygı duyulan oluşumlar gibi görünüyor, buradan naçizane paylaşmış olalım. 

Başka çalışmaları bu alandaki uluslararası platformda yaygınlaştırabileceğimiz, özellikle yabancı çevrelerle, İngilizce konuşan çevrelerle, örneğin ABD’de, merkeziyet dolayısıyla New York’ta, bağış bulunup doğru kanallarla ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını destekleyebileceğimiz bir oluşum var, onları da gündeme getirmek istiyorum. Nitekim bölge çok büyük bir acı içerisinde, burada yaratılması gereken imkân bir günde sağlanabilecek gibi değil, iyileştirmek, bir şeyleri dönüştürmek, değiştirmek belki yıllar sürecek. Dolayısıyla tek seferlik bir bağış kampanyası değil, sürdürülebilir kaynak geliştirme destek programlarının oluşturulması çok kıymetli. Umarım Turkish Philanthropy Funds, tpfund.org web sitesinden ayrıntılı bilgi edinebileceğiniz bu organizasyon hem şimdiden hem de ileride bu konuda farklı çalışmalar yapacaktır. 2007 yılından beri, philanthropy etrafında bir topluluk oluşturmayı amaçlayan ABD bazlı, özellikle de Türk ve Türk-Amerikan topluluklarını harekete geçirmeye çalışan bir organizasyon olduğundan bahsedelim. Şimdiye kadar pek çok başka alanda destek projeleri olmuştu, ben özellikle kültür-sanat alanını takip ediyordum ama aynı zamanda doğa, çevre, sürdürülebilirlik, eşitlik, sosyal-ekonomik gelişim, sağlık, cinsiyet gibi alanlarda da aktif olmaya çalışan bir oluşum. “Give Your Hands To The People Of Turkey” başlıklı bir oluşum yaptılar, buraya yüksek bağışta bulunan isimler de var şüphesiz ama Turkey Earthquake Relief Fund’a bağışta bulunmak da mümkün ve buradan sağlanan kaynaklar doğrudan TPF’in iş birliğinde olduğu, AKUT, Ahbap, AÇEV, TOG, İhtiyaç Haritası, TEGV gibi, doğrudan bölgede mağdurlarla, depremzedelerle aktif bir şekilde çalışan STK’lara aktarılacak. Böyle bir yanı var ve bağışlarınızın yüzde 100 buraya aktarılacağı güvencesini veriyorlar. Turkish Philanthropy Funds, oldukça uzun yıllardır bu alanda saygı duyulan, şeffaf bir organizasyon olduğu, bu alandaki bağımsız değerlendirme kurumları tarafından da onaylandığı, denetlendiği için uluslararası çevrelerin güvenerek bağışta bulanacağı bir organizasyon. 

Bütün web sitelerinin İngilizce bilgilerle donatılmış olması da tabii ki değerli. tpafund.org adresi de uluslararası kaynaklarla, yabancı dostlarımızla güvenilir bilgi paylaşılabilecek bir oluşum diyelim. Dinleyicilerin çoğu ondan haberdardır ama Ahbap bu alanda çok aktif çalışan Türkiye’den bir organizasyon. Belki vurgulanabilecek nokta şudur ki yurt dışından bağışta bulunmak isteyenler için dolar, euro, pound gibi para birimlerinde de bağışlar alabilen bir organizasyon. Swift koduyla bunları yapmak mümkün. Sanatla Dayanışma ve Toplum Gönüllüleri de aynı şekilde. 

Depremde zarar gören hayvanlar için

Aynı zamanda hayvanların ve tüm canlıların da bu alanda çok büyük zarar gördüğünü aklımızda tutarak Paw Guards (Pati Koruyucuları Derneği), Angel Farm Sanctuary, HAYTAP ve diğer organizasyonlara da destekte bulunabileceğinizi vurgulamak, anmak isteriz. People and Animal Search and Rescue (Hayvan Arama Kurtarma Derneği – H.A.R.K.) de bu alanda çalışıyor. Bunlara da yapabildiğimiz ölçüde destekte bulunmak, destekte bulunulması konusunda çevremizi kısa ve uzun vadede bilgilendirmek sonsuz önem taşıyacak. Tabii ki yıllardır başka acılardan da geçmekte olan, bir kısmı ülkemize sığınmış olan komşularımızı da unutmamak lazım. Depremden özellikle Suriye de etkilendi, orada Union of Medical Care and Relief Organisations (UOSSM) var. Suriye’ye özellikle tıbbi destek veriyorlar, onlara bakılabilir, euro para biriminde bağış kabul ediyorlar. Syrian American Medical Society (SAMS) Foundation araştırılabilir. The White Helmets bir gönüllü organizasyon olarak ön plana çıkıyor ve aynı zamanda Birleşik Krallık merkezli kâr amacı gütmeyen The Syria Campaign ile iş birliği yapıyor. Oxfam International Türkiye’de ve Suriye’deki yerel partnerleriyle birlikte su, koruma, sığınak ve yemek gibi ihtiyaçların uzun vadede sağlanması ve aynı zamanda uzun vadedeki rehabilitasyon ve yeniden inşayı planlamak için çalışan bir örgüt olması bakımından değerli. 

Eminim bilgisini paylaşmayı unuttuğum, atladığım, bana bilgisi henüz ulaşmamış pek çok değerli kaynak da vardır. Bunları bana ya da çevrenize ulaştırmaya çalışabilirsiniz. Yer yer, tekrar tekrar paylaşmaya çalışacağım. Tüm Açık Radyo ekibine, Açık Radyo’nun destekçilerine, içinden geçmekte olduğumuz bu felaket dönemindeki duyarlı programcılarına destekleri için teşekkür ederim. Coğrafyamıza, özellikle Türkiye’nin Güneydoğu bölgesi, Suriye ve depremden etkilenen bütün bölgelere, orada yaşayanlara, orada yakınları olanlara geçmiş olsun ve baş sağlığı diliyorum. Hoşça kalın.